Link Click benzeri animeler: Eğer bu seriyi sevdiyseniz... : Zamanın Ötesine Yolculuk

Link Click'in o kendine has gizemini, duygusal derinliğini ve zamanda yolculuk temasını sevdiysen, bu liste tam sana göre! Ruhunu doyuracak, benzer temalara sahip, sürükleyici animelerle tanışmaya hazır ol. Her biri ayrı birer başyapıt!

Şubat 28, 2026 - 07:43
Şubat 28, 2026 - 07:43
 0  0
Link Click benzeri animeler: Eğer bu seriyi sevdiyseniz... : Zamanın Ötesine Yolculuk

1. Steins;Gate

Abi Steins;Gate'i bilmeyen animeci mi var ya? Ama yine de değinmeden geçemem. Şimdi Link Click'te o fotoğraf olayları falan var ya, geçmişe müdahale etme çabaları... İşte Steins;Gate o konuyu alıp bambaşka bir seviyeye taşıyor. Rintaro Okabe diye bir deli bilim adamımız var, arkadaşlarıyla birlikte tesadüfen zamanda yolculuk yapmayı keşfediyorlar. Ama bu işler hiç de göründüğü gibi basit değil. Geçmişi değiştirdikçe, gelecek de karmakarışık oluyor. Olaylar öyle bir sarıyor ki, bir bölüm daha izlemeden duramıyorsun. Özellikle ilk bölümler biraz yavaş ilerlese de, sabret dostum, sabret! Sonrasında öyle bir patlama yaşıyorsun ki, yerinden fırlıyorsun.

Steins;Gate sadece zamanda yolculukla ilgili değil, aynı zamanda arkadaşlık, kayıp ve fedakarlık üzerine de çok derin mesajlar veriyor. Okabe'nin o çaresizliği, arkadaşlarını kurtarmak için kendini paralarcasına çabalaması... İzlerken içim parçalanmıştı resmen. Bir de Mayuri var, o kadar tatlı ve masum ki, ona bir şey olacak diye ödüm kopmuştu. Bu animeyi izledikten sonra "Acaba ben de geçmişe gidebilsem neyi değiştirirdim?" diye düşünmeden edemiyorsun. İşte anime dediğin böyle olmalı, seni düşündürmeli, sorgulatmalı.

Bu arada animenin müzikleri de ayrı bir olay. Özellikle o "Gate of Steiner" melodisi yok mu, duyduğum anda tüylerim diken diken oluyor. Atmosferi o kadar iyi yansıtıyor ki, sahneleri daha da etkileyici hale getiriyor. Steins;Gate, anime dünyasının zirvelerinden biri bence. Eğer Link Click'i sevdiysen, buna da bayılacağına eminim. Hatta belki de daha çok seversin, kim bilir?

Ruhsal Not: Okabe'nin o çılgın bilim adamı maskesinin ardında yatan derin yalnızlık ve çaresizlik, hepimizin içinde bir yerlere dokunuyor aslında. Belki de hepimiz, kendi zaman akışımızda kaybolmuş birer yolcuyuz.

Perde Aralığı: Gece vakti, yalnız başına, kulaklıklarını takıp, kendini tamamen animeye vererek izlemelisin. Yanında bolca mendil bulundurmayı unutma, gözyaşlarına hazırlıklı ol!


2. Erased (Boku dake ga Inai Machi)

Erased, Link Click'teki gibi zamanda geriye gitme olayını biraz farklı bir şekilde ele alıyor. Satoru Fujinuma diye bir mangakamız var, "Yeniden Canlanma" diye bir yeteneği var. Bu yetenek sayesinde, etrafında kötü bir şey olacaksa, otomatik olarak o olayın öncesine dönüyor ve olayı engellemeye çalışıyor. Bir gün annesi öldürülüyor ve Satoru kendini cinayetten suçlu buluyor. İşte tam o anda, kendini ilkokul çağına geri dönmüş buluyor! Amacı, geçmişte yaşanan bir dizi çocuk kaçırma ve cinayet olayını çözerek, hem annesini kurtarmak hem de geleceği değiştirmek.

Abi bu anime o kadar sürükleyici ki, bir oturuşta bütün bölümleri bitirdim resmen. Satoru'nun o küçük bedeniyle büyük bir sorumluluk taşıması, o çocukların masumiyeti... İzlerken içim acıdı resmen. Bir de katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışmak ayrı bir heyecan. Her bölümde yeni bir ipucu yakalıyorsun, ama bir türlü tam olarak çözemiyorsun. Sonlara doğru öyle ters köşeler var ki, ağzım açık kaldı.

Erased sadece bir gizem-gerilim animesi değil, aynı zamanda aile, arkadaşlık ve çocukluk travmaları üzerine de çok şey anlatıyor. Satoru'nun o küçük arkadaşlarıyla kurduğu bağ, onlara yardım etme çabası... İzlerken insanın içini ısıtıyor. Bu animeyi izledikten sonra çocukluğuna dönmek, o masumiyeti yeniden yaşamak istiyorsun. Eğer Link Click'teki o gizemli havayı, duygusal derinliği sevdiysen, Erased'e de kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Geçmişin hatalarından ders çıkarıp, geleceği daha iyi bir hale getirme çabası, hepimizin ortak amacı aslında. Belki de hepimiz, kendi hayatımızın başrol oyuncusuyuz.

Perde Aralığı: Hafta sonu, yağmurlu bir havada, battaniyenin altına girip, sıcak bir çay eşliğinde izlemelisin. Kendini tamamen animeye bırak, geçmişin izlerini takip et!


3. Tokyo Revengers

Tokyo Revengers, biraz daha aksiyon dolu bir zamanda yolculuk hikayesi. Takemichi Hanagaki diye bir loser'ımız var, hayatı tam bir fiyasko. Bir gün eski sevgilisinin öldürüldüğünü öğreniyor ve o anda bir tren kazası geçiriyor. Gözünü açtığında, kendini 12 yıl öncesinde, ortaokul yıllarında buluyor! Amacı, o zamanlar üyesi olduğu Tokyo Manji Çetesi'nin gelecekteki karanlık işlerini engellemek ve eski sevgilisini kurtarmak.

Abi bu anime o kadar gaz ki, her bölümünde adrenalin tavan yapıyor. Takemichi'nin o ezik halinden, çete liderleriyle kafa tutan birine dönüşmesi... İzlerken gaza geliyorsun resmen. Bir de o dövüş sahneleri yok mu, kemik sesleri falan... Tam kafa dağıtmalık. Ama Tokyo Revengers sadece dövüşten ibaret değil, aynı zamanda arkadaşlık, sadakat ve fedakarlık üzerine de çok şey anlatıyor. Çete üyelerinin birbirlerine olan bağlılığı, davaları uğruna her şeyi göze almaları... İzlerken etkileniyorsun.

Bu arada animenin karakter tasarımları da çok karizma. Özellikle Mikey ve Draken'in o cool duruşları, dövüş stilleri... Tam ergenlik çağındaki erkeklerin hayran olacağı türden. Tokyo Revengers, Link Click'teki gibi zamanda yolculuk temasını farklı bir şekilde ele alsa da, o sürükleyici hikaye anlatımı, gizem unsuru ve duygusal derinlik açısından benzer özellikler taşıyor. Eğer aksiyonlu, bol dövüşlü bir anime arıyorsan, Tokyo Revengers'a kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Geçmişin hatalarını düzeltmek için ikinci bir şans verilseydi, hayatımızı nasıl yaşardık? Belki de hepimiz, kendi içimizdeki savaşçıları uyandırmalıyız.

Perde Aralığı: Arkadaşlarınla toplanıp, bolca abur cubur eşliğinde izlemelisin. Dövüş sahnelerinde gaza gelip, birbirinize atar yapmayı unutmayın!


4. Re:Zero - Starting Life in Another World

Re:Zero, zamanda yolculuk temasını biraz daha fantastik bir boyuta taşıyor. Subaru Natsuki diye bir NEET'imiz var, bir gün marketten dönerken kendini birdenbire fantastik bir dünyada buluyor. Daha ne olduğunu anlamadan ölüyor, ama sonra bir şekilde o güne geri dönüyor! Meğerse "Ölümden Dönüş" diye bir yeteneği varmış. Amacı, bu yeni dünyada hayatta kalmak, sevdiği kızı kurtarmak ve bu yeteneğinin sırrını çözmek.

Abi bu anime o kadar acımasız ki, Subaru'nun çektiği acılara dayanamıyorsun resmen. Sürekli ölüyor, tekrar tekrar aynı şeyleri yaşıyor, ama bir türlü mutlu sona ulaşamıyor. İzlerken sinirlerin bozuluyor, "Artık yeter be!" diye bağırmak istiyorsun. Ama işte tam o anda, Subaru'nun o pes etmeyen ruhu, o azmi seni etkiliyor. Ne kadar zor olursa olsun, sevdiği insanlar için savaşmaya devam ediyor.

Re:Zero sadece bir isekai animesi değil, aynı zamanda psikolojik gerilim, dram ve romantizm unsurlarını da çok iyi harmanlıyor. Subaru'nun o içsel çatışmaları, Rem'le olan ilişkisi, diğer karakterlerin sırları... İzlerken sürekli bir şeyler öğreniyorsun, sürekli şaşırıyorsun. Bu animeyi izledikten sonra "Acaba ben de böyle bir durumda kalsam ne yapardım?" diye düşünmeden edemiyorsun. Eğer Link Click'teki o zorlu seçimleri, duygusal yoğunluğu sevdiysen, Re:Zero'ya da kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Hayat, sürekli yeniden başlamaktan ibaret aslında. Önemli olan, her seferinde daha güçlü bir şekilde ayağa kalkabilmek.

Perde Aralığı: Gece geç saatlerde, sessiz bir ortamda, kendini tamamen animeye vererek izlemelisin. Yanında bolca kahve bulundurmayı unutma, uykusuz kalmaya hazırlıklı ol!


5. Orange

Orange, zamanda yolculuk temasını biraz daha duygusal ve romantik bir şekilde ele alıyor. Naho Takamiya diye bir lise öğrencimiz var, ikinci sınıfa başladığı gün, gelecekteki kendisinden bir mektup alıyor. Mektupta, o yıl okula yeni gelen Kakeru Naruse'ye dikkat etmesi, onu kurtarması gerektiği yazıyor. Çünkü Kakeru, gelecekte intihar edecekmiş! Naho ve arkadaşları, geçmişe müdahale ederek Kakeru'yu kurtarmaya çalışıyorlar.

Abi bu anime o kadar hüzünlü ki, izlerken gözyaşlarına boğuluyorsun resmen. Kakeru'nun o içsel yalnızlığı, Naho'nun ona yardım etme çabası... İzlerken için acıyor. Bir de o lise aşkları, arkadaşlık bağları... Tam ergenlik çağındaki duyguları yansıtıyor. Orange sadece bir romantik anime değil, aynı zamanda depresyon, intihar ve kayıp üzerine de çok önemli mesajlar veriyor. Kakeru'nun o karanlık düşüncelerinden kurtulması, arkadaşları sayesinde hayata tutunması... İzlerken umut doluyorsun.

Bu arada animenin çizimleri de çok güzel. O pastel tonlar, yumuşak hatlar... Tam duygusal atmosfere uygun. Orange, Link Click'teki gibi zamanda yolculuk temasını farklı bir şekilde ele alsa da, o duygusal derinlik, karakterlerin iç dünyasına odaklanması ve sürükleyici hikaye anlatımı açısından benzer özellikler taşıyor. Eğer romantik, hüzünlü ve düşündürücü bir anime arıyorsan, Orange'a kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Hayat, bazen karanlık ve umutsuz görünse de, sevdiklerimiz sayesinde yeniden aydınlanabilir. Önemli olan, birbirimize destek olmak ve umudu kaybetmemek.

Perde Aralığı: Akşam üzeri, güneş batarken, yalnız başına izlemelisin. Yanında bolca mendil bulundurmayı unutma, gözyaşlarına hazırlıklı ol!


6. The Girl Who Leapt Through Time (Toki wo Kakeru Shoujo)

Bu anime bir klasik abi, bilmeyen yoktur herhalde. Ama yine de söylemeden geçemem. Makoto Konno diye liseli bir kızımız var. Sakar, haylaz, derslerle pek arası yok. Bir gün laboratuvarda bir kaza geçiriyor ve zamanda sıçrama yeteneği kazanıyor! İlk başta bu yeteneği küçük sorunları çözmek için kullanıyor; dersten kaçmak, sınavları geçmek, utandığı anları düzeltmek falan... Ama sonra işler kontrolden çıkmaya başlıyor. Zamanla oynamanın sonuçları ağır oluyor.

The Girl Who Leapt Through Time, aslında çok basit bir hikayeye sahip gibi duruyor ama derininde çok şey anlatıyor. Gençlik, sorumluluk, arkadaşlık, aşk... Makoto'nun o çocuksu heveslerle zamanda oynaması, sonra hatalarını fark edip düzeltmeye çalışması... İzlerken hem gülüyorsun hem de hüzünleniyorsun. Bir de animenin o kendine has atmosferi var. Yazın o sıcaklığı, lise bahçesindeki o neşeli hava... İnsanın içini ısıtıyor.

Bu anime, Link Click gibi zamanda yolculuk temasını farklı bir şekilde ele alsa da, o karakterlerin iç dünyasına odaklanması, duygusal derinliği ve sürükleyici hikaye anlatımı açısından benzer özellikler taşıyor. Eğer nostaljik, sıcak ve düşündürücü bir anime arıyorsan, The Girl Who Leapt Through Time'a kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Zaman, en değerli hazinemiz aslında. Onu doğru kullanmak, anın kıymetini bilmek gerekiyor.

Perde Aralığı: Yaz akşamı, balkonda otururken, yıldızları izleyerek izlemelisin. Yanında buz gibi bir limonata bulundurmayı unutma, yazın tadını çıkar!


7. Tatami Galaxy (Yojouhan Shinwa Taikei)

Tatami Galaxy, biraz daha farklı bir anime. Anlatımı çok kendine özgü, görsel olarak da çok ilginç. Üniversite öğrencisi olan isimsiz bir karakterimiz var. Üniversite hayatında farklı kulüplere giriyor, farklı seçimler yapıyor ve her seferinde farklı bir hayat yaşıyor. Her bölümde farklı bir olasılığı görüyoruz. Ama sonuçta hep aynı noktaya geri dönüyor: 4.5 tatami odasına.

Bu anime, hayatın seçimlerinden, pişmanlıklardan ve "ya şöyle olsaydı" düşüncesinden bahsediyor. Karakterimiz her seferinde farklı bir yol deniyor ama bir türlü mutlu olamıyor. İzlerken "Acaba ben de farklı seçimler yapsaydım hayatım nasıl olurdu?" diye düşünmeden edemiyorsun. Animenin o hızlı anlatımı, renkli görselleri ve absürt mizahı insanı kendine çekiyor. Ama aynı zamanda çok da derin ve düşündürücü.

Tatami Galaxy, Link Click gibi zamanda yolculuk temasını doğrudan işlemiyor ama o farklı olasılıkları görme, seçimlerin sonuçlarını deneyimleme açısından benzer bir temaya sahip. Eğer farklı, deneysel ve düşündürücü bir anime arıyorsan, Tatami Galaxy'e kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Hayat, sonsuz olasılıklarla dolu bir labirent aslında. Önemli olan, kendi yolumuzu bulmak ve seçimlerimizden pişman olmamak.

Perde Aralığı: Gece geç saatlerde, yalnız başına izlemelisin. Kafanı boşalt, kendini animeye bırak ve farklı olasılıkları hayal et!


8. Puella Magi Madoka Magica

İlk bakışta tipik bir büyülü kız animesi gibi duruyor ama aslında çok karanlık ve psikolojik bir hikayeye sahip. Madoka Kaname diye ortaokul öğrencisi bir kızımız var. Bir gün Homura Akemi diye gizemli bir kızla tanışıyor ve hayatı değişiyor. Kyubey diye sevimli bir yaratık onlara bir teklif sunuyor: Büyülü kız olup, dileklerini gerçekleştirebilirler. Ama bu dileğin bir bedeli var. Büyülü kızlar, cadılarla savaşmak zorunda.

Puella Magi Madoka Magica, büyülü kız türünü tamamen tersine çeviriyor. O masum, sevimli kızların aslında ne kadar acı çektiğini, ne kadar büyük fedakarlıklar yaptığını gösteriyor. İzlerken şok oluyorsun, üzülüyorsun, sinirleniyorsun. Ama aynı zamanda karakterlerin arasındaki bağa, umuda ve dirence hayran kalıyorsun. Animenin o karanlık atmosferi, psikolojik gerilimi ve beklenmedik olayları insanı kendine çekiyor.

Bu anime, Link Click gibi zamanda yolculuk temasını dolaylı olarak işliyor. Homura'nın Madoka'yı kurtarmak için defalarca zamanda geri dönmesi, o çaresizliği... İzlerken etkileniyorsun. Eğer karanlık, psikolojik ve düşündürücü bir anime arıyorsan, Puella Magi Madoka Magica'ya kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Umut, karanlığın içinde bile parlayan bir ışıktır aslında. Önemli olan, o ışığı kaybetmemek ve direnmeye devam etmek.

Perde Aralığı: Gece geç saatlerde, sessiz bir ortamda izlemelisin. Kendini animeye bırak, karanlığın içine dal ve umudu ara!


9. ERASED (Live Action)

Evet, yanlış duymadın! Erased'in bir de live action dizisi var. Netflix'te yayınlanıyor. Konusu aynı animedeki gibi: Satoru Fujinuma diye bir mangaka, "Yeniden Canlanma" yeteneği sayesinde geçmişe gidip cinayetleri engellemeye çalışıyor. Annesi öldürülünce, kendini ilkokul çağına geri dönmüş buluyor ve geçmişteki bir dizi çocuk kaçırma olayını çözmeye çalışıyor.

Şimdi, animeyi sevdiysen live action'ı da seversin diye bir garanti yok. Çünkü uyarlamalar bazen çok kötü olabiliyor. Ama Erased'in live action'ı bence gayet başarılı. Oyuncular karakterlere çok iyi oturmuş, atmosfer de animedeki gibi karanlık ve gerilim dolu. Tabii ki bazı farklılıklar var, bazı sahneler kısaltılmış veya değiştirilmiş. Ama genel olarak hikayeye sadık kalınmış.

Eğer Erased'in anime versiyonunu sevdiysen ve live action uyarlamasını merak ediyorsan, kesinlikle bir şans vermelisin. Farklı bir deneyim olacak ama hikayenin özünü koruyor. Link Click'i sevdiysen, Erased'in her iki versiyonunu da seveceğine eminim. O gizem, gerilim ve duygusal derinlik her ikisinde de var.

Ruhsal Not: Geçmişin hatalarından ders çıkarmak, geleceği daha iyi bir hale getirmek için çabalamak... Bu tema, farklı formatlarda da olsa hep aynı etkiyi yaratıyor.

Perde Aralığı: Hafta sonu, yağmurlu bir havada, battaniyenin altına girip, sıcak bir çay eşliğinde izlemelisin. Kendini tamamen diziye bırak, geçmişin izlerini takip et!


10. Stein's Gate 0

Steins;Gate'i bitirdikten sonra "Daha yok mu?" diye soranlardansan, bu tam sana göre! Steins;Gate 0, orijinal serinin alternatif bir zaman çizgisinde geçiyor. Okabe, Mayuri'yi kurtarmak için defalarca zamanda sıçradıktan sonra pes etmeye karar veriyor. Artık o eski çılgın bilim adamı değil, içine kapanık, depresif birine dönüşüyor. Ama sonra Maho Hiyajo diye bir bilim insanıyla tanışıyor ve yeni bir proje üzerinde çalışmaya başlıyor: Amadeus. Amadeus, Kurisu Makise'nin anılarını içeren bir yapay zeka programı. Okabe, Kurisu ile yeniden iletişim kurma fırsatı buluyor ama bu durum onu daha da karmaşık bir duruma sokuyor.

Steins;Gate 0, orijinal seriden çok daha karanlık ve umutsuz bir atmosfere sahip. Okabe'nin o çaresizliği, Kurisu'nun yokluğu... İzlerken içim parçalanmıştı resmen. Ama aynı zamanda yeni karakterler, yeni gizemler ve yeni tehlikeler de var. Steins;Gate evrenini daha da genişletiyor ve derinleştiriyor. Eğer Steins;Gate'i sevdiysen, Steins;Gate 0'ı da kesinlikle izlemelisin. Ama hazırlıklı ol, bu sefer daha çok gözyaşı dökeceksin.

Bu anime, Link Click gibi zamanda yolculuk temasını farklı bir şekilde ele alsa da, o karakterlerin içsel çatışmaları, duygusal derinliği ve sürükleyici hikaye anlatımı açısından benzer özellikler taşıyor. Eğer karanlık, psikolojik ve düşündürücü bir anime arıyorsan, Steins;Gate 0'a kesinlikle bir şans vermelisin.

Ruhsal Not: Kayıp, acı ve pişmanlık... Hayatın kaçınılmaz parçaları. Ama önemli olan, bu duygularla başa çıkabilmek ve umudu kaybetmemek.

Perde Aralığı: Gece geç saatlerde, sessiz bir ortamda izlemelisin. Yanında bolca mendil bulundurmayı unutma, gözyaşlarına hazırlıklı ol! Bu anime seni derinden etkileyecek, unutma!


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Biggie Tam bir one piece aşığıyım!