Nichijou karakterleri güç sıralaması: En komik kim? : Kahkaha tufanına hazır ol!

Nichijou'nun absürt dünyasına dalmaya hazır mısın? En komik karakterleri sıraladık, kahkahadan kırılmaya hazır ol! Anime dünyasının en çılgın karakterleri burada!

Şubat 23, 2026 - 17:05
Şubat 23, 2026 - 17:05
 0  0
Nichijou karakterleri güç sıralaması: En komik kim? : Kahkaha tufanına hazır ol!

1. Yuuko Aioi: Sıradanlığın Komik Kraliçesi

Yuuko, Nichijou'nun kalbi desek yeridir abi. Hani olur ya, bazen en basit şeyleri bile eline yüzüne bulaştıran bir arkadaşın vardır? İşte Yuuko tam olarak o. Sürekli sakarlıklarıyla, bitmek bilmeyen enerjisiyle ve her duruma absürt tepkiler vermesiyle insanı gülmekten kırıp geçiriyor. Ders çalışmaya çalışırken kendini hayal dünyasında kaybetmesi, sınavda kopya çekmeye çalışırken yakalanması... Ya da en basitinden bir merdivenden inerken bile başına gelmeyen kalmıyor. Yuuko'nun bu sıradan halleri, animeyi izlerken kendimizden bir şeyler bulmamızı sağlıyor. "Ulan ben de tam böyleyim!" diyorsun istemsizce. Bu da onu sadece komik değil, aynı zamanda çok da sevimli bir karakter yapıyor.

Yuuko'nun komedisi, aslında hayatın içinden geliyor. Onun yaşadığı absürt olaylar, bizim de başımıza gelebilecek türden şeyler. Ama Yuuko, her seferinde olaylara öyle bir tepki veriyor ki, gülmekten kendimizi alamıyoruz. Mesela, bir keresinde yolda yürürken bir kedi görüyor ve kediyi sevmeye çalışıyor. Ama kedi, Yuuko'ya öyle bir bakış atıyor ki, Yuuko olduğu yerde donup kalıyor. Sonra da başlıyor kendi kendine "Acaba kediyi mi sinirlendirdim? Yoksa beni mi beğenmedi?" diye düşünmeye. İşte bu türden anlar, Yuuko'yu Nichijou'nun en komik karakterlerinden biri yapıyor.

Yuuko'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen pozitif kalmayı başarması. Ne kadar sakar ve beceriksiz olsa da, asla pes etmiyor. Sürekli yeni şeyler deniyor, yeni maceralara atılıyor. Ve bu maceraların sonunda mutlaka bir şeyler öğreniyor. Belki ders çıkarmıyor ama kesinlikle bizi güldürmeyi başarıyor. Yuuko, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda ilham verici bir karakteri. Onun sayesinde hayatın küçük detaylarına daha çok dikkat etmeye başlıyoruz ve her şeyde bir eğlence bulabiliyoruz.

Ruhsal Not: Yuuko'nun ruhu, bitmek bilmeyen bir enerjiyle dolu. Sanki içindeki çocuk hiç büyümüyor gibi. Bu da ona her zaman yeni şeyler keşfetme ve hayatın tadını çıkarma fırsatı veriyor.

Perde Aralığı: Yuuko'nun maceralarını izlerken, en yakın arkadaşlarınla toplanıp bolca abur cubur tüketebilirsin. Kahkahalar havada uçuşurken, hayatın tüm stresini unutacaksın.


2. Nano Shinonome: Robot Olmak mı, İnsan Kalmak mı?

Nano, Profesör'ün yaptığı bir robot olmasına rağmen, en çok insan gibi davranan karakterlerden biri. Sırtındaki kurma kolu, onun robot olduğunu sürekli hatırlatsa da, Nano'nun duyguları, tepkileri ve hayalleri tamamen insan gibi. İşte bu tezatlık, Nano'nun komedisinin temelini oluşturuyor. Bir yandan robot olmanın getirdiği mekanikliği yaşarken, diğer yandan insan olmanın getirdiği duygusallığı deneyimliyor. Bu da onu hem çok komik, hem de çok dokunaklı bir karakter yapıyor.

Nano'nun komedisi, genellikle robot olmasından kaynaklanan durumlardan doğuyor. Mesela, bir keresinde Profesör, Nano'nun içine yeni bir özellik ekliyor: Ekmek kızartma özelliği! Nano, artık ağzından ekmek kızartabiliyor. Bu durum, ilk başta çok havalı gibi görünse de, Nano'nun günlük hayatını alt üst ediyor. Sürekli ağzından ekmek fırlıyor, derslerde, yemeklerde, her yerde... Nano, bu durumdan kurtulmak için Profesör'e yalvarıyor ama Profesör, "Ama bu çok eğlenceli!" diyerek Nano'yu umursamıyor bile. İşte bu türden absürt durumlar, Nano'nun komedisini benzersiz kılıyor.

Nano'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen insan kalmayı başarması. Robot olmasına rağmen, duyguları, hayalleri ve umutları var. Arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seviyor, aşık oluyor, üzülüyor, seviniyor. Ve tüm bunları yaparken, robot olduğunu unutuyor. Nano, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda düşündürücü bir karakteri. Onun sayesinde insan olmanın ne demek olduğunu, duyguların ne kadar değerli olduğunu ve hayallerin peşinden koşmanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Nano'nun ruhu, teknoloji ve insanlığın kesişim noktasında bulunuyor. O, bize makinelerin bile duyguları olabileceğini ve insanlığın sınırlarının olmadığını gösteriyor.

Perde Aralığı: Nano'nun hikayesini izlerken, bir yandan kahkahalarla gülerken, diğer yandan gözlerin dolabilir. Bu anime, sana hem eğlenceli bir kaçış sunacak, hem de hayat hakkında düşündürecek.


3. Mio Naganohara: Gizli Yeteneklerin Süper Gücü

Mio, aslında normal bir lise öğrencisi gibi görünse de, içinde bambaşka bir dünya saklıyor. Mangalar çiziyor, gizlice BL (Boys' Love) türüne ilgi duyuyor ve hayal gücü o kadar geniş ki, bazen gerçeklikle hayal arasındaki çizgiyi karıştırıyor. İşte bu gizli yetenekler ve tuhaflıklar, Mio'nun komedisinin kaynağını oluşturuyor. Dışarıdan bakıldığında sakin ve kontrollü gibi görünse de, içten içe bir volkan gibi kaynıyor. Ve bu volkan, en beklenmedik anlarda patlayarak bizi kahkahalara boğuyor.

Mio'nun komedisi, genellikle utangaçlığından ve kontrolü kaybetme korkusundan doğuyor. Mesela, bir keresinde çizdiği mangaları yanlışlıkla tüm okula dağıtıyor. Mangaların içeriği, tahmin edebileceğiniz gibi, oldukça "müstehcen". Mio, bu durum karşısında ne yapacağını bilemiyor ve panik atak geçiriyor. Saçlarını yoluyor, etrafında dönüyor ve sürekli "Özür dilerim! Özür dilerim!" diye bağırıyor. İşte bu türden anlar, Mio'nun komedisini unutulmaz kılıyor.

Mio'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen kendine sadık kalmayı başarması. Utangaç ve çekingen olsa da, hayallerinin peşinden koşmaktan vazgeçmiyor. Mangalar çiziyor, hikayeler yazıyor ve içindeki yaratıcılığı dışarı vurmaktan korkmuyor. Mio, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda cesaretlendirici bir karakteri. Onun sayesinde kendimize inanmanın, hayallerimizin peşinden koşmanın ve içimizdeki potansiyeli keşfetmenin ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Mio'nun ruhu, yaratıcılık ve tutkuyla dolu. O, bize içimizdeki sanatçıyı keşfetmenin ve kendimizi ifade etmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Mio'nun maceralarını izlerken, sen de kendi gizli yeteneklerini keşfetmeye çalışabilirsin. Belki sen de harika bir yazar, çizer veya müzisyen olabilirsin. Kim bilir?


4. Profesör: Şirin Ama Deli Bilim İnsanı

Profesör, Nichijou'nun en tuhaf karakterlerinden biri. Henüz sekiz yaşında olmasına rağmen, dahi bir bilim insanı ve Nano'yu o yapmış. Ama dahi olmak, onun normal olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, Profesör o kadar tuhaf ki, bazen ne düşündüğünü anlamak imkansız. Sürekli garip icatlar yapıyor, Nano'yu deneylerinde kullanıyor ve sadece eğlenmek istiyor. İşte bu tuhaflık ve çocuksu merak, Profesör'ün komedisinin temelini oluşturuyor.

Profesör'ün komedisi, genellikle icatlarından ve Nano'ya yaptığı işkencelerden doğuyor. Mesela, bir keresinde Nano'nun içine bir köpekbalığı yüzgeci takıyor. Nano, bu yüzgeçle yüzmekte zorlanıyor, dengesini kaybediyor ve sürekli düşüyor. Profesör ise, Nano'nun bu haline kahkahalarla gülüyor ve "Çok eğlenceli!" diyor. İşte bu türden acımasız ama komik anlar, Profesör'ün komedisini benzersiz kılıyor.

Profesör'ün en büyük özelliği, her şeye rağmen sevimli olmayı başarması. Tuhaf ve acımasız olsa da, aslında Nano'yu çok seviyor ve onunla ilgileniyor. Nano'ya yeni kıyafetler yapıyor, ona yemek hazırlıyor ve onunla oyunlar oynuyor. Profesör, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda sıcakkanlı bir karakteri. Onun sayesinde insanların kusurlarıyla sevilmeyi hak ettiğini ve sevginin her türlü engeli aşabileceğini anlıyoruz.

Ruhsal Not: Profesör'ün ruhu, merak ve yaratıcılıkla dolu. O, bize bilimin sınırlarını zorlamanın ve yeni şeyler keşfetmenin ne kadar heyecan verici olduğunu gösteriyor.

Perde Aralığı: Profesör'ün icatlarını izlerken, sen de kendi çılgın fikirlerini hayata geçirmeye çalışabilirsin. Belki sen de geleceğin dahi bilim insanı olabilirsin. Kim bilir?


5. Sakamoto: Kedilerin Kralı, İnsanların Kölesi

Sakamoto, aslında normal bir kedi olsa da, kırmızı bir fular taktıktan sonra insan gibi konuşmaya başlıyor. Ve bu konuşma yeteneği, Sakamoto'nun hayatını tamamen değiştiriyor. Artık Nano ve Profesör ile birlikte yaşıyor, onlara akıl veriyor ve onları sürekli eleştiriyor. Ama Sakamoto'nun en büyük sorunu, bir kedi olduğunu unutamaması. İçgüdüleri onu sürekli avlanmaya, uyumaya ve yaramazlık yapmaya itiyor. İşte bu içsel çatışma, Sakamoto'nun komedisinin temelini oluşturuyor.

Sakamoto'nun komedisi, genellikle insan gibi davranmaya çalışırken kedi gibi davranmasından doğuyor. Mesela, bir keresinde Nano'ya ders çalışması için akıl veriyor. Ama tam o sırada bir sinek görüyor ve kendini tutamayıp sineği yakalamaya çalışıyor. Nano, Sakamoto'nun bu haline şaşkınlıkla bakıyor ve "Sen de mi kedi olduğunu unuttun?" diye soruyor. Sakamoto ise, utanarak "Ben sadece... sineği sevdim" diyor. İşte bu türden komik anlar, Sakamoto'nun komedisini unutulmaz kılıyor.

Sakamoto'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen kendine sadık kalmayı başarması. İnsan gibi konuşsa da, bir kedi olduğunu asla unutmuyor. İçgüdülerine yenik düşüyor, yaramazlık yapıyor ve sadece keyfine bakıyor. Sakamoto, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda özgür ruhlu bir karakteri. Onun sayesinde kendimiz olmanın, içimizdeki çocukla barışmanın ve hayatın tadını çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Sakamoto'nun ruhu, özgürlük ve bağımsızlıkla dolu. O, bize kendi yolumuzu çizmenin ve içimizdeki sese kulak vermenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Sakamoto'nun maceralarını izlerken, sen de kendi içindeki hayvanı serbest bırakabilirsin. Belki sen de bir kedi gibi tembellik yapabilir, bir köpek gibi koşabilir veya bir kuş gibi uçabilirsin. Kim bilir?


6. Mai Minakami: Sessizliğin İçindeki Kaos

Mai, Nichijou'nun en gizemli karakterlerinden biri. Sürekli kitap okuyor, çok az konuşuyor ve yüzünde her zaman hafif bir tebessüm var. Ama bu sakin görünüşün altında, bambaşka bir dünya saklıyor. Mai, aslında çok zeki, çok yaratıcı ve çok da tuhaf. Şakalarıyla, esprileriyle ve absürt davranışlarıyla insanları şaşırtmayı seviyor. İşte bu gizli kaos, Mai'nin komedisinin temelini oluşturuyor.

Mai'nin komedisi, genellikle beklenmedik anlarda yaptığı şakalardan doğuyor. Mesela, bir keresinde Yuuko'ya bir bilmece soruyor. Yuuko, bilmeceyi çözmeye çalışırken kafayı yiyor. Ama Mai, bilmecenin cevabını asla söylemiyor. Sadece gülüyor ve "Belki de cevabı hiç yoktur" diyor. İşte bu türden anlamsız ama komik şakalar, Mai'nin komedisini benzersiz kılıyor.

Mai'nin en büyük özelliği, her şeye rağmen kendine sadık kalmayı başarması. Sessiz ve gizemli olsa da, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyor. Başkalarının ne düşündüğünü umursamıyor, kendi bildiğini okuyor ve sadece eğleniyor. Mai, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda özgün bir karakteri. Onun sayesinde kendimiz olmanın, başkalarının beklentilerini umursamamanın ve hayatı kendi kurallarımıza göre yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Mai'nin ruhu, zeka ve mizahla dolu. O, bize sessizliğin içinde bile bir şeyler söylemenin ve hayatı farklı bir perspektiften görmenin ne kadar mümkün olduğunu gösteriyor.

Perde Aralığı: Mai'nin şakalarını izlerken, sen de kendi zekanı ve mizah anlayışını geliştirmeye çalışabilirsin. Belki sen de bir gün Mai kadar komik olabilirsin. Kim bilir?


7. Hakase (Profesör): Küçük Dahi, Büyük Yaramazlık

Hakase, yani Profesör, görünüşte sevimli mi sevimli, minicik bir kız çocuğu. Ama bu sevimli görünüşün altında, acayip derecede zeki bir bilim insanı yatıyor. Nano'yu o yaptı, envai çeşit icadı var. Ama Hakase'nin asıl olayı, bu zekasını sürekli yaramazlık yapmak için kullanması. Sürekli Nano'ya eziyet ediyor, garip icatlarla ortalığı karıştırıyor ve sadece eğlenmek istiyor. İşte bu yaramazlık ve çocuksu merak, Hakase'nin komedisinin temelini oluşturuyor.

Hakase'nin komedisi genellikle Nano'ya yaptığı gıcıklıklardan doğuyor. Nano'nun sırtına tuhaf aparatlar takıyor, onu olmadık deneylerde kullanıyor ve sürekli ona emirler yağdırıyor. Nano da zavallı robot, ne yapacağını şaşırıyor. Bir yandan Hakase'ye itaat etmeye çalışırken, diğer yandan kendi özgürlüğünü korumaya çalışıyor. Bu ikilem de Hakase'nin komedisini daha da eğlenceli hale getiriyor.

Hakase'nin en büyük özelliği, her şeye rağmen sevimli kalmayı başarması. Yaramaz ve bencil olsa da, aslında Nano'yu çok seviyor. Ona değer veriyor, onunla oyunlar oynuyor ve onu mutlu etmeye çalışıyor. Hakase, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda sıcakkanlı bir karakteri. Onun sayesinde kusurlarımızla sevilmeyi hak ettiğimizi ve sevginin her türlü engeli aşabileceğini anlıyoruz.

Ruhsal Not: Hakase'nin ruhu, merak ve yaratıcılıkla dolu. O, bize bilimin sınırlarını zorlamanın ve yeni şeyler keşfetmenin ne kadar heyecan verici olduğunu gösteriyor.

Perde Aralığı: Hakase'nin icatlarını izlerken, sen de kendi çılgın fikirlerini hayata geçirmeye çalışabilirsin. Belki sen de geleceğin dahi bilim insanı olabilirsin. Kim bilir?


8. Müdür Shinonome: Peruklu Güvercin Aşığı

Okul müdürü Shinonome, Nichijou'nun en absürt karakterlerinden biri. Kel kafasını perukla kapatmaya çalışıyor, sürekli güvercinlerle ilgileniyor ve garip hobileri var. Ama müdürün en büyük özelliği, her durumda sakinliğini koruması. Ne olursa olsun, yüzünden gülümsemesi eksik olmuyor ve her olaya pozitif bir şekilde yaklaşıyor. İşte bu sakinlik ve absürtlük, müdürün komedisinin temelini oluşturuyor.

Müdürün komedisi, genellikle güvercinlerle olan ilişkisinden doğuyor. Güvercinleri çok seviyor, onlara yem veriyor, onlarla konuşuyor ve hatta onlara şiirler yazıyor. Bir keresinde, okul bahçesinde güvercinlerle birlikte koşarken yere düşüyor ve peruğu çıkıyor. Öğrenciler, müdürün kel kafasını görünce şaşırıyorlar. Ama müdür, hiç utanmıyor ve "Saçlarımın önemi yok, önemli olan güvercinlerle birlikte olmak" diyor. İşte bu türden absürt anlar, müdürün komedisini unutulmaz kılıyor.

Müdürün en büyük özelliği, her şeye rağmen kendine sadık kalmayı başarması. Tuhaf ve absürt olsa da, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyor. Başkalarının ne düşündüğünü umursamıyor, kendi bildiğini okuyor ve sadece eğleniyor. Müdür, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda ilham verici bir karakteri. Onun sayesinde kendimiz olmanın, başkalarının beklentilerini umursamamanın ve hayatı kendi kurallarımıza göre yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Müdürün ruhu, huzur ve kabullenmeyle dolu. O, bize kendimizi olduğumuz gibi sevmenin ve hayatın tadını çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Müdürün güvercinlerle olan ilişkisini izlerken, sen de doğayla daha çok iç içe olabilirsin. Belki sen de bir güvercin sahiplenebilir veya bir kuş gözlemcisi olabilirsin. Kim bilir?


9. Misato Tachibana: Sert Kızın Tatlı Kalbi

Misato, okulun öğrenci konseyi başkanı ve tam bir sert kız imajı çiziyor. Herkese bağırıyor, emirler yağdırıyor ve disiplini sağlamak için elinden geleni yapıyor. Ama bu sert görünüşün altında, aslında çok tatlı ve duygusal bir kalp yatıyor. Misato, aslında arkadaşlarına değer veriyor, onlara yardım etmek istiyor ve sadece okulun iyiliğini düşünüyor. İşte bu tezatlık, Misato'nun komedisinin temelini oluşturuyor.

Misato'nun komedisi genellikle erkeklere olan ilgisinden doğuyor. Erkeklerden hoşlanıyor, onlara karşı romantik duygular besliyor ama bu duygularını bir türlü ifade edemiyor. Sürekli erkeklere bağırıyor, onları azarlıyor ve onlara kötü davranıyor. Ama aslında, bu davranışlarının altında onlara olan ilgisi yatıyor. Bir keresinde, okulun en popüler çocuğu olan Kōjirō Sasahara'ya aşık oluyor. Ama ona olan duygularını bir türlü söyleyemiyor. Sürekli onu azarlıyor, ona kötü davranıyor ve onu kendinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Ama aslında, ona olan ilgisi o kadar büyük ki, kendini kontrol edemiyor. İşte bu türden komik anlar, Misato'nun komedisini unutulmaz kılıyor.

Misato'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen dürüst kalmayı başarması. Sert ve otoriter olsa da, her zaman doğruyu söylüyor ve dürüst davranıyor. Arkadaşlarına karşı her zaman açık ve net oluyor ve onlara asla yalan söylemiyor. Misato, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda güvenilir bir karakteri. Onun sayesinde dürüstlüğün, açıklığın ve şeffaflığın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Misato'nun ruhu, adalet ve dürüstlükle dolu. O, bize her zaman doğruyu söylemenin ve dürüst davranmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Misato'nun aşk hayatını izlerken, sen de kendi aşk hayatın hakkında düşünebilirsin. Belki sen de Misato gibi hoşlandığın kişiye karşı sert davranıyor olabilirsin. Ama unutma, aşkı ifade etmenin en iyi yolu dürüst olmak.


10. Kōjirō Sasahara: Asilzade Tavırlarıyla Köyün Delisi

Kōjirō, okulun en popüler çocuğu ve tam bir asilzade imajı çiziyor. Sürekli takım elbise giyiyor, atıyla okula geliyor ve herkese kibar davranıyor. Ama bu asilzade imajının altında, aslında çok tuhaf ve absürt bir kişilik yatıyor. Kōjirō, aslında köyün delisi ve sadece dikkat çekmek istiyor. İşte bu tezatlık, Kōjirō'nun komedisinin temelini oluşturuyor.

Kōjirō'nun komedisi genellikle garip hobilerinden ve tuhaf davranışlarından doğuyor. Atıyla okula geliyor, derslerde atıyla birlikte oturuyor ve atına şiirler okuyor. Bir keresinde, okulun bahçesinde atıyla birlikte dans ederken yere düşüyor ve peruğu çıkıyor. Öğrenciler, Kōjirō'nun kel kafasını görünce şaşırıyorlar. Ama Kōjirō, hiç utanmıyor ve "Saçlarımın önemi yok, önemli olan atımla birlikte olmak" diyor. İşte bu türden absürt anlar, Kōjirō'nun komedisini unutulmaz kılıyor.

Kōjirō'nun en büyük özelliği, her şeye rağmen kendine sadık kalmayı başarması. Tuhaf ve absürt olsa da, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyor. Başkalarının ne düşündüğünü umursamıyor, kendi bildiğini okuyor ve sadece eğleniyor. Kōjirō, Nichijou'nun sadece komik değil, aynı zamanda özgün bir karakteri. Onun sayesinde kendimiz olmanın, başkalarının beklentilerini umursamamanın ve hayatı kendi kurallarımıza göre yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.

Ruhsal Not: Kōjirō'nun ruhu, özgürlük ve yaratıcılıkla dolu. O, bize kendimizi ifade etmenin ve hayatı farklı bir perspektiften görmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Kōjirō'nun maceralarını izlerken, sen de kendi içindeki deliyle tanışabilirsin. Belki sen de Kōjirō gibi atla okula gelebilir veya güvercinlere şiirler yazabilirsin. Kim bilir? Bu animeyi bitirdiğimde, akşam üzeri hafiften esen rüzgarla birlikte kendimi bir anda Nichijou'nun o absürt dünyasında buldum. Sanki Yuuko'nun sakarlıkları, Nano'nun robotik halleri ve Profesör'ün çılgın icatları etrafımda dönüyordu. Güvercinlere yem verirken, Kōjirō'nun atıyla okula geldiğini hayal ettim ve içten içe gülümsedim. Bu anime, sadece komik değil, aynı zamanda hayatın küçük detaylarına dikkat etmemizi ve her şeyde bir eğlence bulmamızı sağlıyor. İşte bu yüzden Nichijou, benim için her zaman özel bir yere sahip olacak.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Biggie Tam bir one piece aşığıyım!