Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları'na benzer anime önerileri: Gündelik Kaosun Komedisi

"Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları" gibi absürt ve komik anlar sunan animeler mi arıyorsun? İşte sana kahkaha krizlerine sokacak, arkadaşlıkların ve gençlik hallerinin en eğlenceli yansımalarını içeren 10 bomba anime önerisi!

Şubat 28, 2026 - 07:41
Şubat 28, 2026 - 07:41
 0  0
Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları'na benzer anime önerileri: Gündelik Kaosun Komedisi

1. Sakamoto Desu ga?

Abi şimdi şöyle düşün, bir tane lise var ve bu lisede Sakamoto diye bir eleman var. Ama bu Sakamoto bildiğin cool'luğun vücut bulmuş hali. Ne yapsa karizma akıyor, her hareketi olay oluyor. Sinek mi kaçtı gözüne? Artistik bir şekilde sineği yakalıyor. Tebeşir mi düştü? Sanki bale yapıyormuş gibi yerden alıyor. Herkes bu adama hayran, kızlar desen zaten eriyor. Ama Sakamoto'nun bu kadar havalı olması, etrafındaki diğer liseli erkeklerin de sinirini bozuyor tabii. Sürekli Sakamoto'yu alt etmeye çalışıyorlar ama nafile, Sakamoto her durumdan bir şekilde sıyrılmayı başarıyor. Zaten animenin olayı da bu, Sakamoto'nun absürt cool'luğu ve etrafındaki olaylar silsilesi.

Bu animeyi izlerken sürekli "Yok artık, bu kadar da olmaz!" diyorsun ama işte tam da bu yüzden bağımlılık yapıyor. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki o absürt komedi anlayışını burada da fazlasıyla bulacaksın. İki anime de sana lise hayatının ne kadar saçma ve komik olabileceğini gösteriyor. Sakamoto'nun her bölümdeki farklı absürt olaylara karışması, seni kahkahadan kırıp geçirecek. Eğer "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nı sevdiysen, Sakamoto'ya da kesinlikle bir şans vermelisin. Pişman olmayacaksın, garanti veriyorum.

Bu animeyi izlerken aklıma hep şey geliyor, hani bizim lisede de böyle bir tip vardı. Herkesin gıcık kaptığı ama bir yandan da hayran olduğu. İşte Sakamoto tam olarak o tipin anime versiyonu. O yüzden izlerken hem eğleniyorsun hem de "Ulan benim lise de ne günlerdi be!" diye nostalji yapıyorsun. Animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor, Sakamoto'nun o karizmatik yüz ifadesi falan her şeyiyle dört dörtlük.

Ruhsal Not: Sakamoto, aslında hepimizin olmak istediği o mükemmel versiyonumuzun bir yansıması. Kusursuz, karizmatik ve her durumda cool kalabilen. Ama tabii ki bu sadece bir hayal, gerçek hayatta böyle olmak mümkün değil. Belki de bu yüzden Sakamoto bu kadar çekici geliyor bize.

Perde Aralığı: Kafanı dağıtmak, gülmek ve lise anılarına dönmek istediğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da bolca abur cubur almayı unutma. Kahkaha krizlerine hazır ol!


2. Nichijou

Nichijou, yani "Sıradan Hayat". Ama bu anime, sıradanlığın sınırlarını zorlayan cinsten. Düşünsene, bir yandan normal lise hayatı var, dersler, sınavlar falan. Ama bir yandan da roketle okula giden bir kız, konuşan bir kedi ve kolundan kurmalı anahtar çıkan bir robot var. İşte Nichijou tam olarak böyle bir şey. Animenin karakterleri o kadar absürt ki, ne yapsalar şaşırmıyorsun. Nano mesela, o robot kız varya, sürekli yeni özellikler kazanıyor. Bazen kolundan bazuka çıkıyor, bazen de sırtında jet motoru beliriyor. Profesör de ayrı bir alem, 8 yaşında olmasına rağmen inanılmaz zeki ve sürekli icatlar yapıyor.

Nichijou'nun komedisi tamamen absürtlüğe dayanıyor. Yani mantık aramaya kalkarsan kafayı yersin. Ama zaten amaç da o değil, amaç sadece eğlenmek ve gülmek. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi burada da karakterlerin diyalogları ve davranışları o kadar komik ki, kendini tutamıyorsun. İki anime de sana lise hayatının ne kadar saçma ve eğlenceli olabileceğini gösteriyor. Eğer absürt komediyi seviyorsan, Nichijou'ya kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni bambaşka bir dünyaya götürecek.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen şok olmuştum. "Bu ne biçim anime lan!" demiştim kendi kendime. Ama sonra alıştım ve bağımlısı oldum. Çünkü Nichijou'nun kendine has bir tarzı var. Çizimleri çok renkli ve canlı, müzikleri de çok eğlenceli. Animenin her bölümünde farklı bir absürt olay oluyor ve bu da izleyiciyi sürekli şaşırtıyor. Eğer sen de farklı bir anime deneyimi yaşamak istiyorsan, Nichijou'yu mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Nichijou, aslında hayatın absürtlüğünü ve güzelliğini kutlayan bir anime. Her ne kadar karakterler ve olaylar çok saçma olsa da, aslında bize hayatın tadını çıkarmayı ve her anın kıymetini bilmeyi öğretiyor.

Perde Aralığı: Stresli bir günün ardından rahatlamak, gülmek ve kafanı dağıtmak istediğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da en sevdiğin atıştırmalıkları almayı unutma. İyi eğlenceler!


3. Azumanga Daioh

Azumanga Daioh, tam bir klasik. Lise hayatının tatlı mı tatlı, sevimli mi sevimli bir kesiti. Ama sakın aldanma, bu anime de "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları" gibi absürt komediye kaçabiliyor. Düşünsene, 10 yaşında liseye başlayan bir dahi kız var, sürekli hayallere dalan bir tip var, sporcu ama bir o kadar da saf bir kız var. Bu karakterlerin hepsi bir araya gelince ortaya inanılmaz komik olaylar çıkıyor. Mesela Chiyo-chan varya, o minik dahi kız, sürekli büyük sorunlarla uğraşıyor. Ama o kadar tatlı ki, ona kızamıyorsun bile. Osaka da ayrı bir alem, sürekli uyukluyor ve garip sorular soruyor.

Azumanga Daioh'nun komedisi daha çok karakterlerin arasındaki etkileşimlerden kaynaklanıyor. Yani "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi absürt diyaloglar ve durumlar var ama burada karakterlerin kişilikleri de ön plana çıkıyor. İki anime de sana lise hayatının ne kadar renkli ve eğlenceli olabileceğini gösteriyor. Eğer sıcak, samimi ve komik bir anime arıyorsan, Azumanga Daioh'ya kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni lise yıllarına götürecek.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen içim ısınmıştı. O kadar tatlı ve sevimli ki, insanı mutlu ediyor. Animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor, karakterlerin ifadeleri çok canlı ve gerçekçi. Azumanga Daioh, bana lise arkadaşlıklarını ve o dönemin masumiyetini hatırlatıyor. Eğer sen de nostalji yapmak ve gülmek istiyorsan, bu animeyi mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Azumanga Daioh, aslında hayatın basit ve güzel anlarını kutlayan bir anime. Bize arkadaşlığın, sevginin ve masumiyetin ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Her ne kadar karakterler lise öğrencisi olsa da, aslında hepimiz onlardan bir şeyler bulabiliriz.

Perde Aralığı: Kendini kötü hissettiğin, moralinin bozuk olduğu bir anda bu animeyi aç. Yanına da sıcak bir çay ve kurabiye almayı unutma. Azumanga Daioh seni yeniden mutlu edecek.


4. Cromartie High School

Cromartie High School, bildiğin liseye benzemiyor. Burası, Japonya'nın en belalı okullarından biri. Ama bizim kahramanımız Takashi Kamiyama, sırf arkadaşı yüzünden bu okula kaydoluyor. Okula bir geliyor ki, ortam tam bir tımarhane. Bir tane goril var, Freddy Mercury kılığında bir tip var, bir de robot öğrenci var. Yani normal insan sayısı az. Ama Takashi, zekası ve sakinliğiyle bu çılgın ortamda bir şekilde ayakta kalmayı başarıyor. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi burada da absürt karakterler ve durumlar var ama Cromartie High School, dozu biraz daha arttırıyor.

Bu animenin komedisi tamamen karakterlerin tuhaflığına ve okulun absürt atmosferine dayanıyor. Düşünsene, derslerde gorille aynı sırada oturuyorsun, teneffüste Freddy Mercury ile muhabbet ediyorsun. Bu animeyi izlerken sürekli "Bu nasıl bir okul lan!" diyorsun ama işte tam da bu yüzden bağımlılık yapıyor. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nı sevdiysen, Cromartie High School'a da kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen şaşkına dönmüştüm. Böyle bir anime olamaz diye düşünmüştüm. Ama sonra alıştım ve bağımlısı oldum. Çünkü Cromartie High School'un kendine has bir tarzı var. Çizimleri çok farklı, müzikleri de çok garip. Animenin her bölümünde farklı bir absürt olay oluyor ve bu da izleyiciyi sürekli şaşırtıyor. Eğer sen de farklı bir anime deneyimi yaşamak istiyorsan, Cromartie High School'u mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Cromartie High School, aslında hayatın tuhaflığını ve absürtlüğünü kutlayan bir anime. Bize her şeyin mümkün olduğunu ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını hatırlatıyor. Belki de bu yüzden bu kadar çekici geliyor bize.

Perde Aralığı: Kafanı dağıtmak, gülmek ve absürt bir dünyaya kaçmak istediğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da bolca abur cubur almayı unutma. Kahkaha krizlerine hazır ol!


5. Hinamatsuri

Hinamatsuri, Yakuza ile süper güçlere sahip bir kızın absürt birlikteliğini konu alıyor. Şimdi şöyle, Nitta adında bir Yakuza var. Bu adam lüks bir hayat yaşıyor, antika vazolar koleksiyonu falan var. Bir gün evine tuhaf bir kapsül düşüyor ve içinden Hina adında süper güçlere sahip bir kız çıkıyor. Hina, güçlerini kontrol edemediği için Nitta'nın hayatını alt üst ediyor. Nitta da mecburen Hina'ya bakmak zorunda kalıyor. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi burada da absürt durumlar ve komik diyaloglar var ama Hinamatsuri, aile temasına da değiniyor.

Bu animenin komedisi, Hina'nın süper güçleriyle yarattığı kaos ve Nitta'nın bu kaosu düzeltmeye çalışması üzerine kurulu. Düşünsene, bir yandan Yakuza işleri yapıyorsun, bir yandan da süper güçlere sahip bir kıza bakıyorsun. Bu animeyi izlerken hem gülüyorsun hem de "Ulan bu adamın hayatı ne kadar zor!" diyorsun. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nı sevdiysen, Hinamatsuri'ye de kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni hem güldürecek hem de düşündürecek.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen bayılmıştım. O kadar komik ve duygusal ki, insanı derinden etkiliyor. Animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor, karakterlerin ifadeleri çok canlı ve gerçekçi. Hinamatsuri, bana aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu ve hayatın ne kadar absürt olabileceğini hatırlatıyor. Eğer sen de hem eğlenmek hem de duygulanmak istiyorsan, bu animeyi mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Hinamatsuri, aslında aile olmanın ne kadar karmaşık ve güzel bir şey olduğunu anlatan bir anime. Bize kan bağı olmasa bile, insanların birbirine destek olabileceğini ve birlikte mutlu olabileceğini gösteriyor.

Perde Aralığı: Kendini yalnız hissettiğin, aile özlemi çektiğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da en sevdiğin yemeği almayı unutma. Hinamatsuri seni yeniden ısıtacak.


6. Gintama

Şimdi bak, Gintama bambaşka bir seviye. Edo dönemindeyiz ama uzaylılar istila etmiş, samuraylar var, bilim kurgu öğeleri var. Ana karakterimiz Gintoki Sakata, her işe burnunu sokan, tembel ama bir o kadar da karizmatik bir tip. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki absürt komedi anlayışını burada da bulursun ama Gintama'da işler daha da çılgın. Her bölümde farklı bir olay, farklı bir karakter çıkıyor. Bazen uzaylılarla savaşıyorlar, bazen de en basit günlük işlerle uğraşıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, mutlaka bir şekilde komik bir duruma düşüyorlar.

Gintama'nın en sevdiğim yanı, parodi yapmaktan çekinmemesi. Her şeyi tiye alıyorlar, popüler animelerden filmlere kadar her şeye gönderme yapıyorlar. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi burada da diyaloglar çok komik, karakterler çok renkli. Ama Gintama'da aksiyon da var, dram da var, yani her telden çalıyor. Eğer uzun soluklu, bol kahkahalı bir anime arıyorsan, Gintama'ya kesinlikle bir şans vermelisin. Ama baştan uyarayım, ilk bölümlerde biraz alışmak zaman alabilir.

Bu animeyi ilk izlediğimde "Bu ne lan?" demiştim. O kadar saçma ve absürt ki, ne olduğunu anlamamıştım. Ama sonra alıştım ve bağımlısı oldum. Gintama, benim için bir yaşam tarzı oldu resmen. Her gün bir bölüm izlemeden duramıyorum. Animenin karakterleri o kadar içten ve samimi ki, sanki gerçek hayattaki arkadaşlarımmış gibi hissediyorum. Eğer sen de benim gibi anime delisiysen, Gintama'yı mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Gintama, aslında hayatın anlamını sorgulayan, dostluğun ve dayanışmanın önemini vurgulayan bir anime. Her ne kadar komik ve absürt olsa da, aslında bize çok derin mesajlar veriyor.

Perde Aralığı: Kendini yalnız hissettiğin, moralinin bozuk olduğu bir anda Gintama aç. Yanına da bolca atıştırmalık almayı unutma. Gintama seni yeniden hayata bağlayacak.


7. Danshi Koukousei no Nichijou (Zaten Konumuz!)

Tabii ki, listemizin olmazsa olmazı, zaten konumuz olan "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"! Bu anime, üç lise arkadaşının (Tadakuni, Hidenori ve Yoshitake) gündelik hayatlarını konu alıyor. Ama bu gündelik hayat, bildiğin gibi değil. Sürekli saçma sapan olaylar yaşıyorlar, absürt diyaloglar kuruyorlar ve kendilerini komik durumlara sokuyorlar. "Edebiyat Kulübü Kızları" diye bir bölüm var mesela, orada kızların kendi aralarındaki muhabbetleri o kadar komik ki, yerlere yatmıştım gülmekten.

Bu animenin komedisi, tamamen karakterlerin arasındaki etkileşimlere ve absürt durumlara dayanıyor. Yani "Sakamoto Desu ga?" gibi tek bir karakterin üzerine kurulu değil, bütün karakterler eşit derecede komik ve tuhaf. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları", sana lise hayatının ne kadar saçma ve eğlenceli olabileceğini gösteriyor. Eğer sen de lise anılarını yad etmek ve bol bol gülmek istiyorsan, bu animeyi mutlaka izlemelisin. Zaten bu listeyi yapmamızın sebebi de bu animeye benzer yapımlar bulmak değil mi?

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen kendimi bulmuştum. Çünkü ben de lisede böyleydim, arkadaşlarımla sürekli saçma sapan şeyler yapardık. Animenin karakterleri o kadar gerçekçi ki, sanki benim lise arkadaşlarımmış gibi hissediyorum. Eğer sen de benim gibi lise hayatını özlüyorsan, "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nı mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları", aslında gençliğin verdiği özgürlüğü ve arkadaşlığın değerini kutlayan bir anime. Bize hayatın tadını çıkarmayı ve her anın kıymetini bilmeyi öğretiyor.

Perde Aralığı: Kendini genç hissetmek, lise anılarına dönmek ve bol bol gülmek istediğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da en sevdiğin abur cuburları almayı unutma. İyi eğlenceler!


8. Daily Lives of High School Boys (İngilizce Başlığıyla da Arayalım)

Evet, "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nın İngilizce başlığı da "Daily Lives of High School Boys". Neden mi bunu yazdım? Çünkü bazen İngilizce başlıkla arama yapmak daha fazla sonuç verebiliyor. Özellikle de anime dünyasında. Bu anime, sadece Japonya'da değil, dünyanın dört bir yanında sevilmiş durumda. Çünkü evrensel bir tema işliyor: gençlik ve arkadaşlık.

"Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nın başarısının sırrı, karakterlerin gerçekçiliği ve diyalogların doğallığı. Yani senaryo yazarları, gerçekten de liseli erkeklerin nasıl konuştuğunu ve nasıl davrandığını çok iyi gözlemlemişler. Bu yüzden animeyi izlerken "Ulan, ben de böyleydim!" diyorsun sürekli. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları", sana lise hayatının ne kadar absürt ve komik olabileceğini gösteriyor. Eğer sen de bu animeyi sevdiysen, benzer temaları işleyen diğer animelere de göz atabilirsin.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen şaşırmıştım. Çünkü daha önce böyle bir anime görmemiştim. Genelde animelerde süper güçler, fantastik olaylar falan olur. Ama "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları", tamamen gerçek hayattan kesitler sunuyor. Bu yüzden de çok samimi ve içten bir anime. Eğer sen de farklı bir anime deneyimi yaşamak istiyorsan, "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"nı mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları", aslında hayatın basit ve güzel anlarını kutlayan bir anime. Bize arkadaşlığın, sevginin ve masumiyetin ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Kendini kötü hissettiğin, moralinin bozuk olduğu bir anda bu animeyi aç. Yanına da sıcak bir çay ve kurabiye almayı unutma. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları" seni yeniden mutlu edecek.


9. Asobi Asobase

Asobi Asobase, üç kız arkadaşın (Olivia, Hanako ve Kasumi) kurduğu "Oyun Kulübü"nü konu alıyor. Ama bu oyun kulübü, bildiğin gibi değil. Sürekli saçma sapan oyunlar oynuyorlar, birbirlerine türlü türlü şakalar yapıyorlar ve kendilerini komik durumlara sokuyorlar. Olivia, İngiliz olduğunu iddia ediyor ama aslında İngilizce bilmiyor. Hanako, zengin bir ailenin kızı ama bir o kadar da tuhaf. Kasumi ise oyunlara takıntılı ama bir türlü kazanamıyor. Bu üç kızın bir araya gelmesiyle ortaya inanılmaz komik olaylar çıkıyor.

Bu animenin komedisi, karakterlerin arasındaki etkileşimlere ve absürt durumlara dayanıyor. Yani "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki gibi burada da diyaloglar çok komik, karakterler çok renkli. Ama Asobi Asobase'de karakterlerin mimikleri ve yüz ifadeleri de çok abartılı, bu da komedi dozunu arttırıyor. Eğer sen de bol kahkahalı, absürt bir anime arıyorsan, Asobi Asobase'ye kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen şok olmuştum. Çünkü karakterlerin yüz ifadeleri o kadar komik ki, kendimi tutamamıştım gülmekten. Animenin çizimleri de çok farklı, karakterlerin gözleri falan çok büyük. Asobi Asobase, bana lise arkadaşlıklarını ve o dönemin çılgınlığını hatırlatıyor. Eğer sen de nostalji yapmak ve gülmek istiyorsan, bu animeyi mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Asobi Asobase, aslında hayatın eğlenceli ve absürt yanlarını kutlayan bir anime. Bize arkadaşlığın, sevginin ve çılgınlığın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Perde Aralığı: Kafanı dağıtmak, gülmek ve absürt bir dünyaya kaçmak istediğin bir anda bu animeyi aç. Yanına da bolca abur cubur almayı unutma. Kahkaha krizlerine hazır ol!


10. Barakamon

Tamam, şimdi biraz daha sakin sulara yelken açıyoruz. Barakamon, genç bir kaligraf sanatçısı olan Seishu Handa'nın hikayesini anlatıyor. Handa, Tokyo'da yaşıyor ve çok başarılı bir sanatçı. Ama bir gün bir sergide bir eleştirmenle tartışıyor ve sinir krizi geçiriyor. Bunun üzerine babası, onu bir süreliğine kırsal bir adaya gönderiyor. Handa, burada bambaşka bir hayatla karşılaşıyor. Şehir hayatının stresinden uzak, doğayla iç içe bir yaşam sürüyor. "Lise Erkeklerinin Sıradan Hayatları"ndaki absürt komedi anlayışı burada yok ama Barakamon'da da karakterlerin arasındaki etkileşimler çok sıcak ve samimi.

Bu animenin komedisi, Handa'nın şehirli alışkanlıklarıyla ada hayatının basitliği arasındaki çatışmadan kaynaklanıyor. Düşünsene, sürekli takım elbise giyen, her şeyi kuralına göre yapan bir adam, bir anda terlikle dolaşan, her şeye maydanoz olan çocuklarla karşılaşıyor. Barakamon, sana hayatın ne kadar farklı olabileceğini ve mutluluğun aslında ne kadar basit şeylerde saklı olduğunu gösteriyor. Eğer sen de sakin, huzurlu ve komik bir anime arıyorsan, Barakamon'a kesinlikle bir şans vermelisin. Bu anime seni rahatlatacak.

Bu animeyi ilk izlediğimde resmen içim huzur dolmuştu. O kadar sakin ve dingin ki, insanı rahatlatıyor. Animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor, ada manzaraları falan çok güzel. Barakamon, bana doğayla iç içe yaşamanın ve basit şeylerden mutlu olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Eğer sen de stresli bir hayat yaşıyorsan, bu animeyi mutlaka izlemelisin.

Ruhsal Not: Barakamon, aslında hayatın anlamını sorgulayan, kendini bulmaya çalışan bir anime. Bize her şeyin bir sebebi olduğunu ve zorlukların bizi daha güçlü yaptığını gösteriyor.

Perde Aralığı: Kendini yorgun hissettiğin, stresten bunaldığın bir anda bu animeyi aç. Yanına da bitki çayı ve kurabiye almayı unutma. Barakamon seni yeniden dengeleyecek.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Biggie Tam bir one piece aşığıyım!