Pandora Hearts ve Soul Eater Karşılaştırması: Hangisi Daha İyi? : Ruhun Karanlık Koridorlarında Bir Yolculuk

Pandora Hearts mi, Soul Eater mı? İki gotik anime dünyasının derinliklerine iniyoruz. Hangisi daha karanlık, hangisi daha eğlenceli? Ruhunu hangisi daha çok ele geçirir? Gel, bu epik karşılaştırmada birlikte keşfedelim!

Şubat 23, 2026 - 16:53
Şubat 23, 2026 - 16:54
 0  0
Pandora Hearts ve Soul Eater Karşılaştırması: Hangisi Daha İyi? : Ruhun Karanlık Koridorlarında Bir Yolculuk

1. Estetik Savaşları: Gotik mi, Daha Gotik mi?

Abi şimdi Pandora Hearts'e bakıyorsun, bildiğin Victoria dönemi İngiltere'siyle Alice Harikalar Diyarı'nın karanlık birleşimi gibi. Her yer dantel, fırfır, şamdan... Ama atmosfer o kadar kasvetli ki, sanki her an bir yerden zincirler şakırdayacakmış gibi hissediyorsun. Soul Eater ise daha bir Tim Burton havasında. Çizimler daha keskin, karakter tasarımları daha çılgın. Ölüm Şehri'nin o abuk sabuk mimarisi, sanki birilerinin LSD trip'indeyken çizdiği bir harita gibi. Renk paleti daha canlı olsa da, gotik öğeler iliklerine kadar işliyor. Yani estetik olarak ikisi de karanlık sularda yüzüyor ama Pandora Hearts daha gizemli bir melankoliye sahipken, Soul Eater daha kaotik bir enerji yayıyor.

Pandora Hearts'teki o eski malikâneler, gizli geçitler, asırlık sırlar... İnsanın içini ürpertiyor. Sanki her köşede bir hayalet hikayesi saklıymış gibi. Soul Eater'da ise daha çok modern bir gotik var. Şehir manzaraları, neon ışıklar, punk tarzı kıyafetler... Karanlığı daha güncel bir şekilde yansıtıyor. İki anime de görsel olarak kendine has bir dünya yaratmayı başarıyor. Ama hangisi senin ruhuna daha çok dokunur, orası tamamen zevk meselesi. Ben şahsen Pandora Hearts'in o nostaljik gotikliğine biraz daha düşkünüm, yalan yok.

Düşünsene, yağmurlu bir günde, mum ışığında Pandora Hearts izliyorsun. Pencereden gelen rüzgar, eski kitapların sayfalarını çeviriyor. İşte o an, animeyle bütünleşiyorsun. Soul Eater ise daha çok arkadaşlarınla toplanıp, pizza eşliğinde izlenecek bir anime. Daha eğlenceli, daha hareketli, daha coşkulu. Yani ruh halin neyse, ona göre seçim yap derim. Ama gotik severim diyorsan, ikisini de kaçırmaman lazım, net!

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in o aristokratik melankolisi, insanın içindeki kayıp duygusunu tetikliyor. Soul Eater ise karanlıkla eğlenmeyi, çılgınlığı kucaklamayı öğretiyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i tek başına, gece yarısı, mum ışığında izle. Soul Eater'ı ise arkadaşlarınla, yüksek sesle, bol kahkahayla tüket.


2. Hikaye Derinliği: Labirent mi, Düz Yol mu?

Şimdi Pandora Hearts'in hikayesi tam bir labirent gibi. İlk başta her şey çok basit gibi gözüküyor: Oz Vessalius diye bir çocuk var, ergenlik bunalımı falan derken bir anda kendini Abyss denen bir yerde buluyor. Sonra olaylar olaylar... Ama işin içine girdikçe, karakterlerin geçmişleri, zincirler, Pandora örgütü falan derken kafan kazan oluyor. Soul Eater ise daha düz bir hikayeye sahip. Shinigami Teknik Okulu'nda okuyan Maka ve Soul'un macerasını izliyoruz. Amaçları 99 tane kötü ruh ve 1 tane cadı ruhu toplamak ve Soul'u ölüm tırpanına dönüştürmek. Yani hikaye daha lineer, daha aksiyon odaklı.

Pandora Hearts'te her karakterin bir sırrı var. Geçmişleri karanlık, motivasyonları karmaşık. Oz'un kim olduğu, Alice'in gerçek kimliği, Gilbert'ın geçmişi... Hepsi ayrı birer muamma. Soul Eater'da ise karakterler daha şeffaf. Ama bu, onların daha az ilgi çekici olduğu anlamına gelmiyor. Maka'nın dürüstlüğü, Soul'un cool tavırları, Black Star'ın egosu... Hepsi karakterlere ayrı bir renk katıyor. Hikaye anlatımı olarak Pandora Hearts daha çok gizem ve entrika üzerine kurulu. Soul Eater ise daha çok aksiyon ve komedi üzerine yoğunlaşıyor.

Düşünsene, Pandora Hearts'te her bölüm sonunda "Ulan şimdi ne olacak?" diye merak ediyorsun. Sürekli bir şeyler ters gidiyor, karakterler sürekli ihanete uğruyor. Soul Eater'da ise daha çok "Helal lan, iyi dövdüler!" diye seviniyorsun. Daha tatmin edici bir aksiyon var. Ama hikaye derinliği açısından Pandora Hearts bir tık daha önde diyebilirim. O kadar çok katman var ki, her izlediğinde yeni bir şey keşfediyorsun.

Ruhsal Not: Pandora Hearts, insanın içindeki karmaşıklığı, geçmişin yükünü ve kaderin acımasızlığını yansıtıyor. Soul Eater ise dostluğun gücünü, azmi ve eğlenmeyi öğretiyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i dikkatlice izle, notlar al, teoriler üret. Soul Eater'ı ise rahatla, keyfini çıkar, aksiyonun tadını çıkar.


3. Karakterler: Travma mı, Ego mu?

Pandora Hearts'in karakterleri tam birer travma yumağı. Oz'un ailesiyle ilgili sorunları, Alice'in geçmişi, Gilbert'ın Oz'a olan bağlılığı... Hepsi ayrı birer psikolojik vaka. Soul Eater'ın karakterleri ise daha çok ego ve komplekslerle boğuşuyor. Maka'nın mükemmeliyetçiliği, Soul'un cool olma çabası, Black Star'ın kendini beğenmişliği... Ama bu, onların daha az sevilebilir olduğu anlamına gelmiyor. İki animede de karakterler çok iyi yazılmış ve geliştirilmiş. Ama Pandora Hearts'in karakterleri daha karmaşık ve derinlikli diyebilirim.

Oz Vessalius, tam bir anti-kahraman. İlk başta saf ve masum gibi gözükse de, zamanla içindeki karanlık ortaya çıkıyor. Alice ise tam bir tsundere. Dışarıdan sert ve umursamaz gibi gözükse de, aslında çok kırılgan ve duygusal. Gilbert Nightray ise tam bir sadık uşak. Oz'a olan bağlılığı o kadar güçlü ki, onun için her şeyi yapmaya hazır. Soul Eater'da ise Maka Albarn, dürüst ve çalışkan bir shinigami öğrencisi. Soul Eater Evans ise cool ve rahat bir silah. Black Star ise dünyanın en büyük yıldızı olmak isteyen bir ninja.

Düşünsene, Pandora Hearts'te karakterlerin geçmişlerini öğrendikçe onlara daha çok bağlanıyorsun. Onların acılarını hissediyor, onların mutluluklarına ortak oluyorsun. Soul Eater'da ise karakterlerin gelişimini izlemek çok keyifli. Onların hatalarından ders çıkardığını, daha güçlü ve olgun hale geldiğini görüyorsun. Karakterler açısından Pandora Hearts daha çok duygusal bir bağ kurmanı sağlıyor. Soul Eater ise daha çok motivasyon ve ilham veriyor.

Ruhsal Not: Pandora Hearts, insanın içindeki karanlıkla yüzleşmeyi, geçmişin izlerini silmeyi ve affetmeyi öğretiyor. Soul Eater ise kendine inanmayı, hedeflere ulaşmak için çalışmayı ve dostluğun önemini vurguluyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i karakterlerin iç dünyasına odaklanarak izle. Soul Eater'ı ise karakterlerin arasındaki ilişkilere dikkat ederek takip et.


4. Aksiyon Sahneleri: Zincirler mi, Tırpanlar mı?

Şimdi aksiyon dediğin zaman, Pandora Hearts'te daha çok zincirlerin havada uçuştuğu, büyülerin kullanıldığı bir savaş izliyoruz. Dövüşler daha stratejik, daha zekice kurgulanmış. Soul Eater'da ise daha çok tırpanların savrulduğu, yumrukların konuştuğu bir aksiyon var. Dövüşler daha hızlı, daha sert, daha kanlı. İki animede de aksiyon sahneleri çok iyi çizilmiş ve animasyonları çok akıcı. Ama tarz olarak farklılar. Pandora Hearts daha çok beyin gücüne dayalı bir aksiyon sunarken, Soul Eater daha çok kas gücüne dayalı bir aksiyon sunuyor.

Pandora Hearts'te Oz'un zincirleri kullanışı, Alice'in güçleri, Gilbert'ın silah yetenekleri... Hepsi dövüşlere ayrı bir renk katıyor. Soul Eater'da ise Maka'nın Soul'u kullanışı, Black Star'ın ninja teknikleri, Death the Kid'in simetri takıntısı... Hepsi dövüşleri daha eğlenceli hale getiriyor. Aksiyon sahneleri açısından Pandora Hearts daha çok gerilim ve heyecan yaratıyor. Soul Eater ise daha çok adrenalin ve coşku yaşatıyor.

Düşünsene, Pandora Hearts'te bir karakter köşeye sıkıştığında, nasıl kurtulacağını merak ediyorsun. Sürekli bir taktik savaşı var. Soul Eater'da ise bir karakter sinirlendiğinde, rakibini nasıl paramparça edeceğini merak ediyorsun. Daha çok güç gösterisi var. Aksiyon tercihine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de aksiyon severleri tatmin edecek düzeyde, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts, zekanın gücünü, stratejinin önemini ve beklenmedik hamlelerin değerini vurguluyor. Soul Eater ise azmin, kararlılığın ve fiziksel gücün sınırlarını zorlamayı öğretiyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i aksiyon sahnelerindeki taktiklere odaklanarak izle. Soul Eater'ı ise dövüşlerin enerjisine kendini kaptırarak takip et.


5. Müzikler: Melankoli mi, Rock'n Roll mu?

Müzik olmadan anime olur mu? Tabii ki olmaz! Pandora Hearts'in müzikleri tam bir melankoli şöleni. Piyano ağırlıklı, duygusal parçalar insanın içini burkuyor. Opening ve ending şarkıları da çok güzel. Özellikle ending şarkısı "Maze" beni benden alıyor. Soul Eater'ın müzikleri ise daha çok rock'n roll havasında. Gitar soloları, enerjik ritimler insanın içini kıpır kıpır yapıyor. Opening şarkısı "Resonance" tam bir efsane. İki animede de müzikler atmosferi çok iyi destekliyor. Ama tarz olarak farklılar. Pandora Hearts daha çok hüzünlü bir atmosfer yaratırken, Soul Eater daha çok coşkulu bir atmosfer yaratıyor.

Pandora Hearts'te karakterlerin geçmişlerini anlatan sahnelerde çalan müzikler, insanın gözlerini dolduruyor. Soul Eater'da ise dövüş sahnelerinde çalan müzikler, insanın içindeki savaşçı ruhu uyandırıyor. Müzik seçimi açısından Pandora Hearts daha çok duygusal derinlik katıyor. Soul Eater ise daha çok enerji ve heyecan veriyor.

Düşünsene, Pandora Hearts izlerken bir anda piyano sesi duyuyorsun ve o an, karakterin acısını iliklerine kadar hissediyorsun. Soul Eater izlerken ise bir anda gitar solosu başlıyor ve o an, sen de dövüşe dahil olmak istiyorsun. Müzikler, animenin duygusal etkisini kat kat artırıyor. Müzik zevkine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de müzik konusunda çok başarılı, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in müzikleri, insanın içindeki melankoliyi, geçmişe duyulan özlemi ve kayıp duygusunu yansıtıyor. Soul Eater'ın müzikleri ise insanın içindeki enerjiyi, coşkuyu ve yaşama sevincini uyandırıyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i kulaklıkla, sessiz bir ortamda dinle. Soul Eater'ı ise yüksek sesle, arkadaşlarınla birlikte dinle.


6. Sembolizm: Saatler mi, Kafatasları mı?

Sembolizm dediğin zaman, Pandora Hearts'te saatler ve zincirler ön plana çıkıyor. Saatler, zamanın akışını, kaderin kaçınılmazlığını ve geçmişin yükünü temsil ediyor. Zincirler ise bağlılığı, esareti ve özgürlüğü simgeliyor. Soul Eater'da ise kafatasları ve ruhlar ön plana çıkıyor. Kafatasları, ölümü, karanlığı ve tehlikeyi temsil ediyor. Ruhlar ise yaşamı, enerjiyi ve potansiyeli simgeliyor. İki animede de sembolizm çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Ama anlamları farklı. Pandora Hearts daha çok kaderci bir sembolizm kullanırken, Soul Eater daha çok yaşamı kutlayan bir sembolizm kullanıyor.

Pandora Hearts'te Oz'un kolundaki saat, sürekli geçmişi hatırlatıyor ve onu kaderin ağına bağlıyor. Soul Eater'da ise karakterlerin üzerindeki kafatası sembolleri, sürekli tehlikeye karşı tetikte olmalarını sağlıyor. Sembolizm açısından Pandora Hearts daha çok gizem ve karmaşıklık yaratıyor. Soul Eater ise daha çok uyarı ve motivasyon veriyor.

Düşünsene, Pandora Hearts izlerken sürekli saatlerin tik tak sesini duyuyorsun ve o an, zamanın ne kadar değerli olduğunu hatırlıyorsun. Soul Eater izlerken ise sürekli kafatasları görüyorsun ve o an, yaşamın ne kadar kırılgan olduğunu anlıyorsun. Semboller, animenin mesajını daha güçlü bir şekilde iletiyor. Sembolizm tercihine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de semboller konusunda çok zengin, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in sembolizmi, insanın kaderle olan savaşını, geçmişin izlerini silme çabasını ve özgürlüğe duyulan özlemi yansıtıyor. Soul Eater'ın sembolizmi ise yaşamın değerini, ölümün kaçınılmazlığını ve ruhun gücünü vurguluyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i sembollerin anlamlarını araştırarak izle. Soul Eater'ı ise sembollerin karakterler üzerindeki etkisini gözlemleyerek takip et.


7. Mizah: Alaycılık mı, Absürt Komedi mi?

Mizah olmadan anime çekilmez abi! Pandora Hearts'te mizah daha çok alaycı, ince ve zekice. Karakterlerin birbirleriyle atışmaları, durum komedisi ve ironi ön plana çıkıyor. Soul Eater'da ise mizah daha çok absürt, slapstick ve yüksek sesli. Karakterlerin abuk sabuk davranışları, fiziksel komedi ve aşırı tepkiler ön plana çıkıyor. İki animede de mizah çok iyi kullanılıyor. Ama tarz olarak farklılar. Pandora Hearts daha çok güldürürken düşündürüyor, Soul Eater ise sadece güldürüyor.

Pandora Hearts'te Gilbert'ın Oz'a olan aşırı bağlılığı, Alice'in yemek düşkünlüğü, Break'in sürekli şeker yemesi... Hepsi komik durumlar yaratıyor. Soul Eater'da ise Black Star'ın kendini dünyanın en büyük yıldızı sanması, Death the Kid'in simetri takıntısı, Patty ve Liz'in aptalca davranışları... Hepsi kahkaha attırıyor. Mizah açısından Pandora Hearts daha çok zekice espriler sunuyor. Soul Eater ise daha çok basit ve eğlenceli komedi sunuyor.

Düşünsene, Pandora Hearts izlerken bir karakter bir şey söylüyor ve sen o an, "Ulan ne laf soktu!" diye düşünüyorsun. Soul Eater izlerken ise bir karakter düşüyor ve sen o an, kahkahalara boğuluyorsun. Mizah, animenin eğlence değerini artırıyor. Mizah tercihine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de mizah konusunda çok başarılı, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in mizahı, insanın hayatın zorluklarına karşı alaycı bir tavır takınmasını, ironiyi kullanmasını ve zekasını konuşturmasını öğretiyor. Soul Eater'ın mizahı ise insanın hayatı ciddiye almamayı, eğlenmeyi ve gülmeyi unutmamayı vurguluyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i mizahın ince detaylarına dikkat ederek izle. Soul Eater'ı ise kahkahalarına engel olmadan takip et.


8. Romantizm: İmkansız Aşklar mı, Dostluk Bağları mı?

Romantizm dediğin zaman, Pandora Hearts'te daha çok imkansız aşklar, yasak ilişkiler ve platonik duygular ön plana çıkıyor. Oz ve Alice arasındaki ilişki, Gilbert'ın Oz'a olan bağlılığı, Break'in geçmişi... Hepsi romantik öğeler içeriyor. Soul Eater'da ise daha çok dostluk bağları, takım ruhu ve yoldaşlık ön plana çıkıyor. Maka ve Soul arasındaki ilişki, Black Star ve Tsubaki arasındaki bağ, Death the Kid ve silahları arasındaki uyum... Hepsi romantizmden ziyade arkadaşlık üzerine kurulu. İki animede de romantizm var. Ama odak noktaları farklı. Pandora Hearts daha çok karmaşık aşk hikayeleri anlatırken, Soul Eater daha çok arkadaşlığın önemini vurguluyor.

Pandora Hearts'te Oz ve Alice arasındaki ilişki, sürekli engellerle karşılaşıyor. Geçmişleri, kaderleri ve farklı dünyalara ait olmaları, onların birlikte olmasını zorlaştırıyor. Soul Eater'da ise Maka ve Soul arasındaki ilişki, sürekli gelişiyor ve güçleniyor. Birbirlerine destek oluyor, birbirlerinin eksiklerini tamamlıyor ve birlikte daha güçlü hale geliyorlar. Romantizm açısından Pandora Hearts daha çok dramatik ve duygusal bir yaklaşım sergiliyor. Soul Eater ise daha çok pozitif ve destekleyici bir yaklaşım sergiliyor.

Düşünsene, Pandora Hearts izlerken bir karakter aşık oluyor ve sen o an, "Ulan bu aşk hiç olmayacak!" diye üzülüyorsun. Soul Eater izlerken ise bir karakter arkadaşına destek oluyor ve sen o an, "Helal lan, işte gerçek dostluk!" diye seviniyorsun. Romantizm, animenin duygusal etkisini artırıyor. Romantizm tercihine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de romantizm konusunda farklı tatlar sunuyor, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in romantizmi, insanın aşkın karmaşıklığına, imkansızlığına ve acısına katlanmasını, yine de umudunu kaybetmemesini öğretiyor. Soul Eater'ın romantizmi ise arkadaşlığın değerini, dostluğun gücünü ve birbirine destek olmanın önemini vurguluyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i romantik sahnelerin duygusal yoğunluğuna odaklanarak izle. Soul Eater'ı ise arkadaşlık bağlarının karakterler üzerindeki etkisini gözlemleyerek takip et.


9. Final: Tatmin mi, Muallak mı?

Final dediğin zaman, Pandora Hearts'in finali biraz tartışmalı. Mangasıyla aynı sona sahip değil ve bazı izleyiciler tarafından tatmin edici bulunmuyor. Hikaye açıkta kalıyor, bazı sorular cevapsız kalıyor ve karakterlerin kaderi tam olarak belli olmuyor. Soul Eater'ın finali ise daha tatmin edici. Hikaye tamamlanıyor, karakterlerin hedeflerine ulaşıyor ve kötü adam yeniliyor. Ama bazı izleyiciler tarafından çok basit ve klişe bulunduğu da oluyor. İki animede de final farklı tepkilere yol açıyor. Ama genel olarak Soul Eater'ın finali daha çok beğeniliyor.

Pandora Hearts'in finali, insanın kaderin kaçınılmazlığına, umudun önemine ve fedakarlığın değerine inanmasını sağlıyor. Soul Eater'ın finali ise insanın dostluğun gücüne, azmin zaferine ve kötülüğün yenilmez olmadığına inanmasını sağlıyor. Final açısından Pandora Hearts daha çok düşündürücü ve duygusal bir etki bırakıyor. Soul Eater ise daha çok mutlu ve umutlu bir etki bırakıyor.

Düşünsene, Pandora Hearts izlerken final geliyor ve sen o an, "Ulan şimdi ne olacak?" diye merak ediyorsun. Soul Eater izlerken ise final geliyor ve sen o an, "Helal lan, iyi bitirdiler!" diye seviniyorsun. Final, animenin genel değerlendirmesini etkiliyor. Final tercihine göre, hangisi daha iyi olduğuna sen karar verebilirsin. Ama ikisi de finaliyle izleyicilerin aklında yer ediyor, orası kesin.

Ruhsal Not: Pandora Hearts'in finali, insanın hayatın belirsizliğine, kaderin sırlarına ve umudun gücüne inanmasını öğretiyor. Soul Eater'ın finali ise insanın hayallerine ulaşmak için çalışmasını, dostlarına güvenmesini ve kötülüğe karşı savaşmasını vurguluyor.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i finaliyle birlikte düşünerek, hikayenin genel mesajını anlamaya çalış. Soul Eater'ı ise finaliyle birlikte keyfini çıkararak, karakterlerin zaferine ortak ol.


10. Hangisi Daha İyi? Ruhun Seçimi!

Şimdi geldik asıl soruya: Pandora Hearts mi, Soul Eater mı? Hangisi daha iyi? Abi bu tamamen senin zevkine kalmış bir şey. İkisi de birbirinden farklı, birbirinden özel animeler. Pandora Hearts daha karanlık, daha karmaşık, daha duygusal. Soul Eater ise daha eğlenceli, daha aksiyonlu, daha coşkulu. Eğer gotik atmosfere, gizemli hikayelere ve derin karakterlere bayılıyorsan, Pandora Hearts tam sana göre. Ama eğer aksiyon dolu dövüşler, absürt komedi ve arkadaşlık bağları seni çekiyorsa, Soul Eater'ı kaçırmaman lazım.

Ben şahsen ikisini de çok seviyorum. Pandora Hearts'in o melankolik havası, Soul Eater'ın o enerjik tavrı beni benden alıyor. İkisi de anime dünyasının en iyi örneklerinden. Ama eğer birini seçmek zorunda kalsaydım, sanırım Pandora Hearts'i seçerdim. O hikayenin derinliği, o karakterlerin karmaşıklığı beni daha çok etkiliyor. Ama bu, Soul Eater'ın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Sadece benim zevkime daha çok hitap ediyor.

Düşünsene, bir gün Pandora Hearts izliyorsun ve o an, "Ulan bu anime beni benden aldı!" diye düşünüyorsun. Başka bir gün Soul Eater izliyorsun ve o an, "Helal lan, ne eğlenceli anime!" diye düşünüyorsun. İkisi de farklı duygular yaşatıyor. İkisini de izle, kendi kararını ver. Ama sakın ikisini de kaçırma, pişman olursun!

Ruhsal Not: Pandora Hearts, insanın içindeki karanlıkla yüzleşmesini, geçmişin izlerini silmesini ve umudunu kaybetmemesini öğretiyor. Soul Eater ise insanın hayallerine ulaşmak için çalışmasını, dostlarına güvenmesini ve kötülüğe karşı savaşmasını vurguluyor. İkisi de ruhuna iyi gelecek, orası kesin.

Perde Aralığı: Pandora Hearts'i gece, yalnız başına, mum ışığında izle. Soul Eater'ı ise gündüz, arkadaşlarınla birlikte, yüksek sesle izle. İkisini de farklı ruh hallerinde deneyimle ve hangisinin sana daha çok dokunduğunu keşfet.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Biggie Tam bir one piece aşığıyım!